TÜRK SAVAŞ SANATI SAYOKAN

 
Ana Sayfa
SAYOKAN
Yabgu Nihat Yiğit
Tayangu Tacettin Keskin
Alpagut Korgan Ailesi
Sayokan Web Siteleri
Sayokan Onganları
Alpların Fotoğrafları
Ziyaretçi Defteri
Sayaç
İletişim
Mahmut Arslan
Videolar
MOKAN
Karakter
Neden Savaş
Safranbolu Seminer
SayokanForum
Sayokan Esenler
Sayokan haberleri
 

SAYOKAN

 

     
     
               

                          

    

     SAYOKAN NEDİR ? :
    
Sayokan bir Türk savaş sanatıdır. Dünya Türkleri' nin savaş sanatıdır. Ayça (hilal) stratejisi, kurt kapanı oyunları ile,
 Türkçe kavramlar bütünü ile, sıradüzen ünvanları ile, kahramanlık oyunları ile, Atatürk'ün Türk Milliyetçiliği hedefleri ile,
 Sayokan'ın en üst ünvanından en alt ünvanına kadar Sayokan içinde yaşatılan töresiyle, faaliyetlerindeki Türk kültürünün
 yaşatılma gayretleriyle, kültürel davranış disiplinleri ile Türk savaş sanatıdır. Dünya savaş sanatları arenasında Türkü, Türk
 milletinin seciyesini, kabiliyetlerini ortaya başka savaş sanatları ile değil Türk savaş sanatı ile layıki ile kanıtlama
 kararlılığı noktasında tek Türk savaş sanatıdır. Savaş sanatları alanında dışarı bağımlılıktan kurtulma noktasında gücünü,
 farklılığını ortaya koyan bir savaş sanatıdır.
     Sayokan  "Yabgu" Nihat Yiğit tarafından bulunmuş ve kurulmuştur. Sayokan'ın bu günkü geldiği noktaya
onun çalışmaları ve çabaları ile gelmiştir. Bundan sonra artık Türk Milletinin katkı ve destekleri ile
gelişmeli ve büyümelidir.

*Her alanda ve branşta yurt dışına bağımlılıktan kurtulmalı, dünya arenasında kendimize ait, övünç kaynağımız olacak çalışmalar üretmeliyiz. Kendimizi tanıtmanın ve tanınmanın yolu, dışarıdan getirdiğimiz unsurların üzerine kimliğimizi yazarak değil, tarihimizle, kültürümüzle, dilimizle anılacak çalışmalarımızla,   dünya arenasında rekabet etmekle mümkündür. Dış dünyanın çalışmaları, ürettikleri ilham kaynağımız olabilir. Taktir ve taltiflerimizle teveccüh gösterebiliriz. Ama bağımlı olmak 16 bin yıllık tarihe sahip, medeniyet ruhu ve şuuru taşıyan bir milleti ancak tembelleştirir. Gelişmek başkalaşmak veya başkalarından medet beklemek değildir. Başkaları ile rekabet edebilmek, rekabet edebilme gayreti ile üretmektir.      
      *Sayokan, dünya savaş sanatları alanında bizi anlatmaya ve tanıtmaya gayret eden; bu alanda   bizde varız diyebilmenin onurunu yaşatmak amacı ile Millet merkezli bir kültürleştirme hareketidir. Yabancı alanlarda, yabancıların kuralları içinde varlık mücadelesi vermek yerine; bizim alanlarımızda yabancılara adalet, hakkaniyet ve misafirperverliğimizle, şanlı geçmişimizle varlığımıza taktir ve teveccüh göstermelerini sağlamak daha anlamlı ve onurlu olacaktır. Bu bir ırkçılık değildir. Irkçılık başka milletlere yaşama hakkı vermemek demektir.  Bu bir
  VATANPERVERLİKTİR...Taktir ve teveccüh büyük Türk Milletinindir.   (“Yabgu” Nihat YİĞİT )

     Sayokan bir Türk kültürleştirme hareketidir. Büyük Milletimizin teveccühü ve kabulü ile önümüzdeki yıllar kültürümüzün bir parçası olacaktır. Tüm kültürlere katkı, önce kültürleştirme hareketi ile başlar, daha sonra milletin kabulü ile kültürün bir parçası olur. Örneğin yağlı güreşimiz atalarımızın Anadolu'ya gelmesi ile başlamıştır. Orta Asya'da iken aba - kuşak güreşlerimiz mevcut iken, Anadolu'ya gelişimizden sonra güreşimiz yeni bir boyut kazanmıştır. Sayokan'da kurucusu  "Yabgu" Nihat Yiğit tarafından büyük Türk Milletine armağan edilmiştir.

                                                       

    Sayokan 4 bölge-4 hilal üzerine kurulmuştur. Her bir hilal ayak hareketi büyük komutan Alparslan'ın Malazgirt savaşında kullandığı hilal stratejisini ifade eder. Rakip hilalin içine hapsedilir ve teknik uygulamaya geçilir. Sayokan vuruşlu-yere serme sistemine sahiptir. Kahramanlık Oyunlarındaki cenkler bu kural anlayışı ile icra edilir. Ayrıca Sayokan'ın öğreti ve teknik anlayışı zıtlıkların birliği kuramı üzerine kurulmuştur. Bu anlayış teknik alanda kişiyi sağ ve sol yeteneklerini aynı seviyede geliştirir. Öğreti boyutunda ise kainatın bu anlayış ile yaratıldığını bilir ve yaşamında eksi ve artı değerleri dengelemesini öğrenir. Bu anlayış başka savaş sanatlarında yoktur. Sayokan'da iki eğitim programı ardır. 1.nci eğitim programı,
    ALPLIK PROGRAMI - A : Gençlerimize yöneliktir ve gençlerimizi "kahramanlık Oyunları"na hazırlar. Eğitiminde ilerlemenin dereceleri şöyledir.

KAPININ ADI ANLAMI ÜNVANI EĞİTİM SÜRESİ

MANAY KAPISI
BEYAZ KEMER 5.TOY
Sayokan’a giriş, kabul kapısı.
TORALP 4 AY

TOY KAPISI
MAVİ   KEMER 4.TOY
Acemilik, bilgisizlik kapısı.
TORALP 4 AY

KUNT KAPISI
SARI KEMER 3.TOY
Dayanıklılık, sadelik kapısı.
TORALP 4 AY

MAMAK KAPISI
KIRMIZI KEMER 2.TOY
Sakinlik, kendine dönüş kapısı.
TORALP 4 AY

KAZAN   KAPISI
4 RENKLİ KEMER 1.TOY
Tüm fiziksel emeklerin karşılığını alma, ruhsal disiplinlerin hayata intikali kapısı
TORALP 18 Ay

BAYDAR KAPISI
SİYAH KEMER 1.SAN
Zenginlik, liyakat, egemenlik kapısı.
TUYUN 2 SENE BEKLEME SÜRESİ
(18 yaşında olunması şarttır.

NOGAY KAPISI
SİYAH KEMER 1.SAN
Azade, serbestlik kapısı. Tuyun olduktan sonra, Sayokan’ın fiziksel ve ruhsal disiplinleri ile donanmış olarak serbestliğe hak kazanmış olur.
TUYUN  

SİYAH KEMER 2.SAN
Sayokan’ın içinde görev almayı düşünen veya aktif hakem olmayı veya ilerleyerek eğitimci kadrolarında olup Alplık Okulu açmayı ve halkayı büyütmek isteyenler.. TUYUN 20 YAŞ
3 SENE BEKLEME SÜRESİ

SİYAH KEMER 3. SAN
Eğitimci seviyesi. AYBAR 23 YAŞ
4 SENE BEKLEME SÜRESİ

SİYAH KEMER 4. SAN
Eğitimci seviyesi. AYBAR 27 YAŞ - 5 SENE BEKLEME SÜRESİ

SİYAH KEMER 5. SAN
6.SAN'I HAK EDEBİLMEK İÇİN ;
SİSTEMİN TEKNİK, TAKTİK GELİŞMESİNİ SAĞLAYAN AKADEMİK TEZ HAZIRLAMAK
AYBAR 32 YAŞ
6 SENE BEKLEME SÜRESİ

SİYAH KEMER 6.SAN
SAYOKAN'A ÜSTÜN HİZMETLER VERMİŞ, İDARİ VEYA YÖNETİMİN VERDİĞİ GÖREVLERİ MAZERETSİZ YERİNE GETİRMİŞ, SAYOKAN'DA SADAKATİ, LİYAKATİ  ÜST SEVİYEDE OLAN TAYGUNLAR, SAYOKAN DÜNYA FEDERASYONU BAŞKANININ ONAYI İLE 7.SAN'A TERFİ EDERLER TAYGUN 38 YAŞ
7 SENE  BEKLEME SÜRESİ

SİYAH KEMER 7.SAN
6.SAN'DAKİ AYNI KOŞULLAR BU DERECE İÇİNDE GEÇERLİDİR. TANYU 45 YAŞ
8 SENE BEKLEME SÜRESİ

SİYAH KEMER 8.SAN
6.SAN'DAKİ AYNI KOŞULLAR BU DERECE İÇİNDE GEÇERLİDİR. TANYU 53 YAŞ
9 SENE BEKLEME SÜRESİ

SİYAH KEMER 9.SAN
6.SAN'DAKİ AYNI KOŞULLAR BU DERECE İÇİNDE GEÇERLİDİR. TANYU 62 YAŞ
10 SENE

SİYAH KEMER 10.SAN
SAYOKAN DÜNYA FEDERASYONUNUN YABGU YÖNETMELİĞİNE GÖRE, YABGU SEÇİMLE BU ÜNVANI ALABİLİR. HER ALP 10.SAN SEVİYESİNE ÇIKABİLİR, AMA HER 10.SAN DERECESİNE SAHİP ALP YABGU OLAMAZ. YABGU ADAYLIĞI OLAĞANÜSTÜ DURUMLAR OLUŞMADIĞI SÜRECE 9.SAN'IN BEKLEME SÜRESİNİN YARI YILINDA ADAYLIKLAR BELİ OLUR. YABGU  

         NOT : Şu anda "Yabgu" ünvanı, Sayokan'ın kurucusu Nihat YİĞİT'e aittir. Fakat Sayokan, geleceğin Yabgularını yetiştirecek
                    sisteme sahiptir.

       ALPLIK PROGRAMI - B : Orta yaş ve üzeri insanlara yönelik bir eğitim programıdır. Stratejik yapıya sahip olup, kendini müdafaa edebilme üzerine eğitim verir. Ayrıca bu program silahlı kuvvetleri ve emniyet teşkilatında mesleki alanda kullanılabilecek bir eğitim programıdır. Bu eğitim programında 2 kemer vardır, beyaz ve siyah..Bu programda en üst siyah kemer derecesi 2.San'a kadardır. Bu eğitim programından 3.San'a terfi edebilmek için
     ALPLIK PROGRAMI - A  yı bilmek ve uygulayabilir olmak gerekir. 

ÜNVANI BEKLEME SÜRESİ EĞİTİM SÜRESİ

TORALP

 

108 Saat bitiminde, federasyonun Siyah kemer sınavına girmeye hak kazanır. Sınavı geçerse, Tuyun olur.

TUYUN

SİYAH KEMER 1.SAN
2 SENE  Tuyun 108 saatlik eğitim programına tabi olur. Bu eğitim, bekleme süresi olan 2 yıl dolmadan tamamlansa bile, bekleme süresini doldurur ve federasyonun sınavına girer, kazanırsa 2.San Tuyun olur.

TUYUN

SİYAH KEMER 2.SAN
3 SENE 2.Tuyun 108 saatlik eğitim programına tabi olur. Bu eğitim, bekleme süresi olan 3 yıl dolmadan tamamlansa bile, bekleme süresini doldurur ve federasyonun sınavına girer, kazanırsa 3.San olur, Aybar ünvanını alır.

Alplık Programı B, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, emniyet güçlerinin mesleki alanda istifade edebileceği, mesleklerinin fiziksel müdafa ve mesleki donanımlarını kazanabilecekleri eğitime sahiptir. Eğer bu kurumlarımız ve personelleri diğer uzak doğu savaş sanatlarını(!) mesleki alanda kullanma yolunu tercih ederlerse, zamanlarını ve emeklerini boşa harcadıklarını görecekler, lakin geri getiremeyeceklerdir. Diğer savaş sanatları(!) alanlarında sporcu yetiştirirse, mesleki alanda yeteneklerle donatılmış personeller ile sporcu yetiştirilmiş personeller arasında farkı göremediğini ortaya koymuş olur. Oysa bu kurumlarımızın mesleki alanda spora veya sporcu olmaya ihtiyaçları yoktur. Bu kurumlarımız personellerini spor (savaş sanatları alanında) ile sporcu yaparsa,  bu personeller savaş sanatının gerçek donanımlarına sahip olmayacak, mesleki mentalitenin gerekliliklerini yerine asla getiremeyeceklerdir. Bu personellerimizi diğer savaş sanatları ile sporcu yapmak bir anlamda kötülük yapmaktır. Bu kurumlarımızın sporculara ihtiyacı var mıdır? Elbette, sportif alanda başarılar elde etmek, kurumlarını sportif alanda yükseltmek için kaçınılmazdır. Ama bunun anlamı, yarışma alanlarına taşınmış savaş sanatları (!) eğitimlerinin mesleki alanda  kullanılabileceği gerçeği ile bağdaşmaz. 

            TEMEL EL TEKNİKLERİ :
Ok yumruk - Orak yumruk - Kanca yumruk - Döner dirsek - Sağ ve sol sancak - Gökkuşağı - Kalkan - Burgu - Kılıç el - Sarmala at - Ters sarmala at - Osmanlı eli - Direk ok - Direk orak - Direk Osmanlı eli.
          
           TEMEL AYAK TEKNİKLERİ :Alt, orta ve üst tırpan - Omca - art tekme - Art orak tekme - ön tekme - yan tekme - Eklem tekmesi - Ters eklem tekmesi - Durduran tekme.


          TÜRK KÜLTÜREL MOTİFLERİ :

            Türk savaş sanatı tanımlamasından anlaşılacağı gibi, Türk kültür, geleneklerine göre kurgulanmış destanlarından etkilenmiş, yeni Türk neslinin de tarihimizde ki kahramanlıkları, yiğitlikleri hatırlamaları, ruhsal boyutunu yaşamaları, akıl ve beden gücünün ortak kullanımının kazandırdığı zevki tatmaları, Sayokan'da ilke edinilmiştir. Sayokan, kültürümüzdeki değerlerin tekrar yaşatılması, bu değerlerle  Alpların yetiştirildiği bir kültürleştirme    hareketidir. Prof.Dr. Özbay Güven hocamız “Türklerde spor kültürü” adlı kitabının bir bölümünde şöyle diyor. “Sporun tarihi, insanın doğa koşulları ile tanışarak, ona uyması doğada egemen olmaya başlaması ve kendisini korumak için tek araç olan vücudunu ve adalelerini geliştirmesi ile başlar. Başlangıçta sporun insanların fazla enerjilerini boşaltmak, sağlıklarını ve güzelliklerini geliştirip korumak, boş zamanlarını değerlendirmek, barışa katkıda bulunmak ve ticari yararlar sağlamak gibi amaçlar için yapılmadığı kesindir. İnsanlık tarihi ile insanın korunma ve güvenliğini sağlama mücadelesi de birlikte başlamıştır. İlk çağlardan kalma bazı resimler, spor dallarının da belirmeye başladığını gösterir. Ancak, spor tarihinin başlangıcı diye adlandırdığımız resimlerin çoğu savaş ile yakından ilgilidir. Savaşların beden gücüne dayandığı çağlarda spor, savaşa hazırlık dönemi oluşturmakta idi. Türkler de bu dönemlerde savaşa yönelik işlevleri olan sporları yapmışlar ve desteklemişlerdir. “  Günümüz yüzyılına bu anlayışı taşıyan ve başarılı olanlar Karate, Aikido, Judo ve Sumo ile Japonya; Tae kwon do, Hapki do, Tang soo do ile Kore; Kung-fu ve versiyonları ile Çin olmuştur. Teknolojik alanda gelişmiş sanayi toplumları veya günümüz insanları, korumak, korunmak, güvenlik kaygılarını oluşturan duygularından hiçbir şey kaybetmemiştir, sadece tarz, yöntem, öğretiler değişmiştir.
           Savaş sanatları, ne kadar savaşa hazırlık olmaktan çıkmış gibi görünse de güçlü, akıllı bireylerin yetişmesi için spor adı altında eğitimlere gereksinme yarınlarda da devam edecektir. Çünkü milli kültür ve mirasların devamiyetinde, sağlıklı nesillerin oluşmasında, vatan ve bayrak gibi milli değerlerin korunmasında akli olduğu kadar bedensel güce de gereksinme vardır. Ayrıca barışın koruyucuları savaşçılardır.

          
Türk savaş sanatı Sayokan, akıllı, çalışkan, erdemli, barış yanlısı, güçlü, kuvvetli, kahraman ve yiğitlerle dolu tarihimizi görselleştirmek, yaşatmak, uluslararası alanda ise bu kültürümüzü tanıtmak için oluşturulmuştur. Savaşçı ruha ve bedene sahip yeni nesillerin oluşmasını sağlamak amacı ile vardır. Her zaman şunu savunurum “Barışın muhafızları ancak savaşçılar olabilir. Çünkü, savaşçılar, savaşın yıkıcı etkilerini en iyi bilenlerdir. Ve bu yıkıcı etkilerin tekrar edilmemesi konusunda samimi ve gayretlidirler. Savaşı ve savaşmayı bilen, barışın gerekliliğini ve korunması gerektiğini gayet iyi bilir. Savaşçının savaşı anlamlı ve erdemli, barışı ise adaletli ve kalıcıdır. Savaşçı, ruhunu terbiye etmiş, bedenini kuvvetlendirmiş bu disiplini ilke edinmiş kişidir.”  Bu tezime en iyi örnek yine biz Türk milletiyiz. Savaş sözcüğünden bahsederken salt kan dökmekten bahsetmiyorum. Ayrıca, ülkemizde Uzakdoğu sporları olarak bilinen branşların dünyadaki gerçek karşılığı ve kullanılan tanımı “savaş sanatları”dır. Yani ülkemizde coğrafi bir tanımlama yapılmıştır ki bu yanlıştır, dünyada bu tanımlama kullanılmaz. İngilizce martial arts, japonca bushido’ dur. Ayrıca savaş sözcüğünün bir karşılığı ise mücadele etmek demektir. Bu anlamda da ele alırsak, yaşamımızın hiçbir alanı yok ki savaşmamış olalım. 
            


http://www.turksayokan.com/sayokan.htm
 
 

Toplam 45381 ziyaretçi (90247 klik) kişi burdaydı!
 
YABGU NİHAT YİĞİT DİYOR Kİ:
Alplarım ; "Türk Dünyasının Birliği" için de mesai harcayınız. Emperyalizmin hüküm sürdüğü bu günkü dünyada yalnızlıktan kurtulmak ve diğer Türk Halklarını da yalnız bırakmamak için bu birliğe ihtiyaç vardır. Bu ülküyü de içinizde canlı tutun ve bu birlik için vasıta ve vesileler arayın. Bütün alpların bu disiplinlere sahip, birer Türk ferdi olmalarını temenni ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum. Sayokan sizlere emanettir.
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=